20’li Yaşlarımdaki Kendime Mektup!

Sevgili 20’li yaşlarındaki Dilara,

Fiziğine olan takıntılı halin sebebiyle kendinden, daha doğrusu bedeninden bir türlü memnun olamadığını görüyorum. Sürekli tartının üzerindesin ve hep daha az kiloda olmayı hayal ediyor bunun için de sürekli aldığın o kadın dergilerindeki her ay bitmeyip tükenmeyen ‘tavsiyeler’e uymaya çalışarak saçma sapan diyetler yapıyorsun. Onlar istediğin hızda mucizeler yaratmayınca bu defa da kilo vermek için kendini aç bırakıyor, tam da bu sebeple sürekli sinirli ve huzursuz yaşıyorsun. Mutsuzsun! Lütfen doğru olanı yapmak için 10 yıl, 20 yıl bekleme. Değişmek kolay aslında, direnme. O saçma kadın dergilerindeki ‘mucize’ diyetleri, tavsiyeleri bir kenara bırak ve lütfen beni bir dinle:

  • Kendini sev! Her şeyden ve herkeslerden değerli olduğunu o güzel kafanın içine yerleştir. Evet sen değerlisin ve inan bana her halinle çok güzelsin! Kendine bu kadar acımasız olma!
  • Şükretmeyi öğren! İşlevini kaybetmemiş uzuvların, organların var ve bu aslında o kadar önemli ki! Henüz sağlığını kaybetmedin, ama o günün yakın olduğunu biliyorum. Sağlıklı bir bedenin olduğu için şükret lütfen ve ona karşı iyi ol.
  • Kendini başkaları ile kıyaslamayı bırak! O her hafta deliler gibi alıp evde biriktirdiğin ve sayfalarında kaybolduğun kadın dergilerindeki modellerle kendi bedenini kıyaslamaktan vazgeç. O görünümlerin altında yatan bir sürü sebep var; genetik yapı gibi, yaşam tarzı gibi, photoshop gibi.. Ve bedenin yıllar içerisinde çok değişecek, lütfen bu değişimi güzellikle karşılamayı ve kabul etmeyi öğrenmeye çalış.
  • Spor yap, hareket et! Düzenli olmasa da spor yaptığını biliyorum. Bunu düzenli bir hale getir. Hafta sonları en az birkaç saat süren yürüyüşler yapıyorsun. Hafta içi bazen spor salonuna gidiyorsun. Ama çoğunlukla işten geç çıktığın için üşeniyorsun. Aslında bir bilsen evde de basit bazı egzersizlerle, belki de yarım saat sakince yapacağın bir yoga akışı ile hem sakinleyecek hem bedenini forma sokabileceksin.

  • Şu tatlıyı, şekeri, abur cuburu hayatından çıkar! Ah bir bilsen başına ne işler açıyor o kadar şeker! O, gün aşırı yediğin kocaman alman pastaları, ofis çekmecenden hiç eksilmeyen kek ve bisküvilerin yerine koyabileceğin o kadar güzel ve doğal besinler var ki! Mesela o hiç sevmediğin muz ile barışmayı bir denesen.. Bir de denesen göreceksin ki aslında sabahları enkaz gibi kalkmanın sebebi de o şekermiş!
  • Su iç, bol su iç! Su yerine alkol tüketiyorsun. Ah Dilara, o da güzel yerinde ve zamanında, kontrolü elinden bırakmadığın sürece. Gençsin ve eğlenirken o da bir araç gibi geliyor sana. Ama şu anda bedeninde olmadığı için mutlu olduğun selülitlerle 35’inden sonra tanışacaksın inan bana. Ne yaparsan yap, o kadar kolay terk etmeyecekler seni. O yüzden lütfen hızlıca bu değişikliğe alıştırmaya bak kendini ve su içmeye başla. Bol bol su.
  • İnsanların bedenin hakkkında ne düşündüğünü bu kadar umursamayı bırak!  Sen bedeninden, dış görünüşünden ibaret değilsin. Akıllısın, sosyalsin, yetenekli olduğun bir sürü şey var. Her şeyden önemlisi iyi kalplisin, yardım sevensin mesela. Dış görünüşün ile seni değerlendirecek kişilerin zaten yaşamında anlamlı bir yere sahip olmayacağı aşikar. İnsanları fiziksel görünüşlerine göre değerlendirmenin suç sayıldığı ülkeler bile var!
  • Her olumsuz hissiyat da, asabiyetinde yemek yemeğe sarılma! Derin derin nefesler al önce. Biliyorum saçma geliyor bu söylediğim şu an. Ama bak bir denesen anlaycaksın ne demek istediğimi. Derin nefes al önce burnundan, sonra ağzından yavaçca ver. Gözlerini kapa bunu yaparken. Sakinleştirecek bu seni. Sonra da kapalı bir yerde isen mesela dışarı çık hemen. Yürümeye başla. Açık hava, doğa, o mis gibi hava o kadar iyi gelecek ki sinirlerine.

Seni seviyorum. İstiyorum ki erkenden yaşamının, kendinin ve bu dünyadaki varlığının bir değeri, anlamı olduğunun farkına var. Yanında bunu sana hatırlatacak insanlar her zaman olmayacak, olamayabilir de. Ama sen bir savaşcısın. Hep öyle kalacaksın bundan eminim 🙂 Hadi lütfen, dinle beni ve kendine çok iyi bakmayı öğren.

Sevgilerimle,

İmza,

Dilara, 42 yaşındaki sen!

 

 

20’li Yaşlarımdaki Kendime Mektup!” hakkında 4 yorum bulunuyor:

  1. tülay

    Sevgili Dilara,

    Bir de güzel peynir tabagi hazirliyorsun ve tuzlu krakerler yapiyorsun 🙂 Bazi maddelerde kendimi gördüm adeta 🙂 Ben de gecte olsa kabul ettim mesala Gisele Bunchen benden hep uzun boylu olacak :)Ama diger herseyimiz ayni bence…

    Cok güzel bir yazi olmus 🙂

    Sevgiler

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      🙂

      eh, biz kadınlar hemen hemen aynı ruh halleri içerisindeyiz bence..
      ne demişler? yok birbirimizden farkımız 🙂

      Cevapla
  2. zehra

    Ben tüm bu yaziyi üzerime alindim. Ve inan Dilara 20´li 30´lu ya da 40.li yaslarda bile ayni duygular yasanabiliyor. Yine öyle güze yazmissin ki…. Ben kendi adima tesekkür ediyorum. Benimde ruhuma sifa gibi dokundugun icin…. sevgilerimle

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir