Fit, Zinde ve Sağlıklı Bir 2015 İçin 8 Öneri

new-me-in-2015

Acaba kaçımız yılın ya da haftanın ilk günü kendimize hep yapmak isteyip de ertelediğimiz veya yapmamamız gerektiği halde bir türlü vazgeçemediğimiz “kötü” alışkanlıklarımız sebebiyle tutamadığımız sözler verdik, veriyoruz? Peki bu iş nereye dek böyle sürecek dersiniz? Yaşamınızın iplerini ele alarak bu gidişe bir dur diyecek kişinin kendiniz olduğunun farkındasınız değil mi?

Eğer bu satırları okumaya başladığınızda bana hak verip gerçekten kendinizde bu yıl olumlu ve anlamlı değişiklikler yapmak isteyenlerdenseniz size sekiz tane önerim var. Hadi 2015 yılını kendinizde, bedeninizde, beslenme alışkanlıklarınızda bir şeyleri iyi yönde değiştirebileceğiniz bir yıl yapalım:

1- Konfor alanınızı terk edin!

Bilimsel olarakkonfor alanı” kendimizi daha güvende hissettiğimiz, alışık olduğumuz, daha az seviyede endişe/kaygı duyduğumuz davranışlarımızın bir bütünü olarak tanımlanır (Hani, ben de okumak istiyorum o çalışmayı derseniz kendisi burada: “Comfort Zone). Bunu sadece rahat koltuğumuzda oturmayı tercih etmek olarak algılamayın. Mesela yemek pişirmek! Uzun süredir, sürekli olarak yemek pişirdiğinizde bu eylem sizin için endişe verici, huzursuz edici bir davranış olmaktan çıkar. Ama hiç araba kullanmayan biri iseniz ilk defa direksiyon başına oturmak ya da hiç bilmediğiniz bir ortamda yeni bir işe başlamak bilinmezliklerle doludur ve konfor alanınızın dışına çıkmış hissettirir.

Fakat yapılan araştırmalar konfor alanınızın dışına çıkmanın eğitici, öğretici, geliştiren ve olumlu bir tecrübe olduğunu; bu sayede kendinizi rahat ve stressiz hissederek yaptığınız şeylerin sayıca artmasından sebep bir anlamda konfor alanınızın da genişlemeye başladığına işaret ediyor. Böylece hayattan keyif aldığınız şeylerin sayısı da artıyor 😉

Diyeceğim gelin 2015 yılında daha önce denemediğiniz yeni şeyler deneyin: Mesela her gün yarım saat daha erken kalkmayı alışkanlık haline getirin.  Yarım saat hareket edin; ister yürüyün, ister dans/zumba derslerine katılın, ister ağırlık çalışın, isterseniz bu yıl artık koşmaya başlayın. Sonuncu maddede kararlı iseniz “Koşmaya Başlamak İsteyenlere” adlı yazıma göz atabilirsiniz. Daha sağlıklı yemekler pişirmeyi öğrenmek için kurslara katılın ya da dışarıda daha sağlıklı yiyecekler yiyebileceğiniz yerler keşfedin.

2- Kutu ve paketten çıkan şeyleri yemeyi yavaş yavaş bırakın!

Temiz Beslenme101. İşlem görmüş, doğal olmayan, katkı maddeleri ile dolu şeyleri satın almayın ve mutfağınıza sokmayın. Bu konuya ilişkin zamanında çok araştırarak yazdığım bir yazım vardı. Onu okumanızı öneririm: “Temiz Beslenme-Clean Eating

3- Daha az değil, daha doğru/iyi şeyler yiyerek beslenmeye başlayın!

Sürekli diyet halinde olmayı biran önce bırakın. Uzun süre aç kalmak metabolizmanızı yavaşlatır. Birden bire katı bir şekilde yediklerinizi kesmek, onlara karşı içinizdeki inanılmaz açlık ve istek dürtüsünü daha da arttırır. Daha az yemek yerine daha sağlıklı alternatiflerle beslenmeye gayret edin ve bunu kısa süreli bir şey değil de yaşam tarzınız haline getirmeye çalışın. Mesela hiç ekmeksiz sabah kahvaltısı yerine, bir dilim tam buğday ekmeği yiyin. üç adet zeytin, kibrit kutusu kadar peynir yerine bol maydanoz, roka, salatalık, biber tüketin. Bedeninizi çok pahalı bir araba gibi düşünün. Ona en iyi  ve doğru yakıtı koymak istemez misiniz?

4- Negatif düşünmeyi, şikayet etmeyi bırakın!

Hareket ederek bedenimizi eğitiyoruz, onu daha sağlıklı besinlerle/yakıtlarla besliyoruz iyi güzel de, eğer zihnimizi kirletirsek, arındıramaz isek fit ve sağlıklı bir yaşama açılan kapıdan girmekte de sorun yaşarız. Unutmayın lütfen ne düşünürsek oyuz. Önce zihnimizi eğitmeliyiz, zira bedenimiz ancak zihnimizin ulaşmamıza izin verdiği ölçüde başarıya ulaşabilir. Zihnimizde dönüp duran “Bu çok zor ben yapamam” ya da “Bu kadar kiloyu nasıl vereyim, imkanız“, “Bu elbisenin içine sığmam şu saatten sonra artık mümkün değil“, “Artık çok geç, koşmak için çok yaşlıyım“, “Bunu yapmak için çok para lazım, o da bende yok“, “Çok kötü bir işim var, nefret ediyorum” vesaire tarzı  söylemleri bir kenara bırakmaz isek hayatımızda iyi bir şeylerin geliştiğini de göremeyiz. Tecrübe ile sabit 😉

5- Bol bol su içmeyi alışkanlık haline getirin!

Su sınırsızca ve gönül rahatlığı ile tüketebileceğiniz bir numaralı içeceğiniz olsun. İster tatlandırmak için içine limon, tarçın, nane, salatalık ekleyin; isterseniz sade şekilde için. Yeter ki günde en az 2-3 litre su için. Bol su içmenin faydaları saymakla bitmez: Cildinize, sindirim sisteminize, kilo vermenize, selülitlerinize iyi gelir, ışıl ışıl olmanıza yarar. Su için ve lütfen bedeniniz ve sağlığınız için faydadan çok zarar getiren, onu günden güne yıpratan kutu meyve sularından; gazlı, baloncuklu içeceklerden (kola vb.) uzak durun.

6- Şekeri hayatınızdan çıkarın!

Neden mi? Çünkü bile isteye kendinizi zehirlemek istemezsiniz diye düşünüyorum. Zira şeker eşittir zehir. Şeker kanserli hücreleri beslediği çalışmalarla kanıtlanmış, enerji seviyemizi sürekli aşağılara çeken, bizi yaşlandıran, bağımlı kılan oldukça zararlı bir besin. Yavaş yavaş kendisinden kurtulmaya başlamak için neden bu yıl bir adım atmayasınız ki? Bunun için elinize aldığınız her şeyin “İçindekiler” etiketini okumayı da öğrenmelisiniz. Bildiğimiz rafine, beyaz şeker ve çocukların sevdiği renkli şekerler, pastalar, kekler dışında salata sosları, yukarıda bahsettiğim gazlı içecekler, mayonez, mısır gevrekleri, sosis, hamburger ekmeği bile şeker içeriyor. Eğer besin etiketlerini okumaya başlarsanız karşılaşacağınız früktoz, mısır şurubu, dekstroz, glikoz, laktoz, maltoz, sakaroz gibi maddelerin şekerin gizli adları olduğunu da öğreneceksiniz.

Bir anda tüm şekeri hayatınızdan çıkarmak kolay olmayabilir elbet; yılların ve belki de kültürün getirdiği bir alışkanlık… Ama yavaş yavaş en belli başlı olanları eksilterek başlayabilirsiniz. Örneğin çayınızı ve kahvenizi şekersiz içmeye alışın. Hazır salata sosu almak yerine güzelim zeytinyağı ve limon ile, içine ekleyeceğiniz kekik veya taze baharatlar ile salata sosunuzu kendiniz yapın. Bu konuya ilişkin nefis bir makale var. Lütfen kendiniz için vakit ayırıp bir göz atın: “The Bitter Truth About Sugar

Şekersiz hayata adapte oldukça, bir gün bir çatal yediğiniz bir dilim pasta ya da kaşığın ucuyla çayınıza koyduğunuz şeker sebebiyle kusmak isteyeceksiniz!

7- Şükredin, teşekkür edin!

Bunu yaşamınızın günlük egzersizlerinden biri gibi düşünün. Sesli ya da içinizden “sahip olduğunuz“, size iyi hissettiren şeyler, kişiler, olaylar için şükredin ve teşekkür edin. Aslında mutlu olunacak, yaşama daha sıkı sarılmanıza neden olacak o kadar güzel şeyle çevrelendiğinizi ve başka birçok insana göre ne kadar da şanslı olduğunuzu kendinize hatırlatmakla bu listedeki 4 numaralı madde için zaten ön hazırlık yapmış oluyorsunuz. Benim bu madde ile ilgili tecrübemi okumak isterseniz lütfen şu yazıyı da okuyun: “Siz Ne İçin Şükrediyorsunuz?

8- Yaşamınızı mümkün olduğunca basitleştirin!

En sevdiğim! Hatta bu fikri en iyi anlatan şu cümleyi duymuşsunuzdur sıklıkla: “Less is more“. Yani, “Az aslında çoktur“. Elbette ilk başlarda bu fikri içselleştirmek ve yüzde yüz yaşamınızda uygulamak kolay olmayacak. Büyük şehirlerde yaşayan, iş-güç peşinde koşmazsak hayatta kalmamızın zor olacağı gerçeği ile, kapitalist bir düzen içerisinde tüketmeye yönelik yaşamaya alışmış, alıştırılmış bireyleriz ne de olsa! Ben de kalkmış basit yaşa, azla yetin, yavaşla falan diyorum değil mi?

Bunu duymak hoşunuza gitmeyebilir, ama hatırlatmakta fayda var: Bu dünyada yaşamımız sona erdiğinde gittiğimiz yere çıplak bedenimizden başka hiçbir şey götüremiyoruz. Üzerimize bir sevdiğimiz kıyafetimizi bile alamıyoruz yani. Tüketmek ilgili ilişkimizi sorgulamaya başlamak basit yaşamak için bir başlangıç. “Dışsal açıdan basit, içsel açıdan zengin yaşamakDuane Elgin’in dediği gibi. Hem beden hem ruh sağlığımızın bozulmasında bu maddenin de oldukça payı var.

İhtiyaçlarımızı, önceliklerimizi değerlendirmek (Yapılacak yüzlece iş var stresi yerine o işlerin gerçekten de önemli olup olmadığını değerlendiren bir süzgeçten geçirebilmek). Yeri geldiğinde “hayır” demeyi öğrenebilmek. Dikkatimizi dağıtan, bizi yoran şeylerden uzaklaşmak (Gereksiz bilgi, televizyon, gürültü, aşırı sosyal medya kullanımı, bazen çevremizdeki “bazı” insanlar). Kullanmadığımız eşyaları, kıyafetleri evde tutmayıp gerçekten ihtiyacı olanlarla paylaşmak, daha az şey satın almak. Ya da iyisi mi şurada bir video var, o bayıldığım TED Konferansları içerisinde sunum yapan Graham Hill‘e ait. Onu bir seyredin dilerseniz: “Less Stuff More Happiness

Nasıl, hazır hissediyor musunuz kendinizi?

Bu sekiz maddenin tümünü bir anda yaşamınıza uyarlamayı beceremeseniz bile başlangıç için kendinize üç tane seçmenizi ve zamanla, mesela o üçü başardığınıza inandığınızda bir madde daha ekleyerek zenginleştirmenizi öneririm. Ben mi? Hala 6 numaralı maddede istediğim noktada değilim mesela. Arada dondurma, sütlü tatlılar yiyor, kendi sıktığım meyve sularını içmeyi meyveyi yemeye tercih ediyorum. Ben de bu sene hem o maddeye hem de sonuncu maddeye daha çok eğileceğim 🙂 Yaşamında değişiklik yapmak isteyen, kendine inanan ve bu yılı sağlıklı, fit geçirme kararı alan hepinize sevgilerimle.

Fit, Zinde ve Sağlıklı Bir 2015 İçin 8 Öneri” hakkında 4 yorum bulunuyor:

  1. zehra

    Dilaracigim…her ne kadar uygulamasam da sürekli yazdiklarini ve yayinlarini takip ediyorum. Bu yaziyi dün gece kendim tam dipteyken okudum. Bu sabah kalktigimda yazdiklarin aklima geldi. Önce sükrettim… sonra cik dedim ve kendimi disari attim. Her ne kadar cok vaktim olmasada bugün onca isin arasina 1 saat yürüyüsü yerlestirebildim. Simdi geldim ve yulafli kahvaltimi edecegim… Bu ve bunun gibi seyleri aliskanlik haline getirme cabamda bu yazi cooook destek…gönülden tesekkürler, iyiki varsin, Sevgimle

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Zehra,
      ne kadar sevindim anlatamam sana..
      başımıza ne gelirse gelsin, ruh halimiz kötü de olsa bir an derin nefes alıp sakinleşmeli ve kendimiz için günü de hayatı da daha fazla zehir etmemek için elimizden geleni yapmalıyız. zira bize bizden başka motivasyon ve destek zor bulunuyor 🙂
      maddeleri bir A4’e çıktı alıp buzdolabının üzerine yapıştır bence 😉

      sevgiler,

      Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Merhaba Özlem,
      ben seni uzun zamandır severek takip ediyordum zaten. Çok sevindim beğendiğine 🙂 Umuyorum faydalanabilirsin de.. Sevgiler,

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir