Haruki Murakami- What I Talk About When I Talk About Running!

murakami

Murakami önce “Norwegian Wood“, daha sonra da “South of The Border, West of The Sun” kitapları ile beni kendisine hayran bırakmayı başarmış, Japon edebiyatının en değerli yazarlarının başındadır her şeyden önce. Koşmaya ilgi duymaya başladığım zaman takip ettiğim diğer kaynaklardan öğrendim ki, başarılı bir yazar olmasının yanı sıra yaklaşık 30 yıldır da koşan bir adammış! Hem başarılı bir yazar, hem de bir uzun mesafe koşucusu. Kesinlikle hayranlığımın derecesi arttı kendisine bu bilgileri öğrendiğimde ve hemen koşmaya nasıl başladığını, koşarken neler hissettiğini, koşma ve yazma eylemini nasıl birbirinden bağımsız düşünemediğini anlattığı “What I Talk About When I Talk About Running” adlı kitabını indirdim e-kitap şeklinde tablet bilgisayarıma (Sayfalarını çevirerek kitap okumayalı bir yılı geçmiştir herhalde. Başlarda alışamam demiştim, ama şu an tabletten gayet güzel okuyorum. E-kitap olarak sanıyorum 1000’in üzerinde de kitabımız var şu an).

Murakami, dürüstçe, koşmakla ilgili yazmanın kendisiyle ilgili yazmak ile eş değer olduğunu fark etmiş ve bu kitabı merkezinde koşmaya ilişkin hislerin yer aldığı bir anı kitabı gibi düşünmüş. Kitap 2005 bahar aylarında başladığı ve parça parça 2006 yılının sonuna dek getirdiği koşu-günlüklerinden oluşuyor. Yazar 1982 yılında koşmaya başlamış ve o günden beri hiç bırakmadan, neredeyse haftanın her günü bir saatlik koşusunu yaparak her yıl en az bir maratona-daha sonraları hedef büyüterek ultra maratona katılarak geçirmiş yıllarını. Koşmanın kendisini hem fiziksel hem de zihinsel olarak güçlendirdiğini anlatıyor kitapta. Koşuya başlama hikayesi de ilginç: Yazarlığa başladığı dönem masa başında saatler geçirmeye başlayıp kilo almaya, üzerine günde en az iki pakete yakın da sigara içmeye başlayınca bu işe bir dur deme vaktinin geldiğini hissetmiş. Ve bir gün birdenbire, öylesine atmış kendini dışarı koşmak için.

Koşarken “kayda değer” hiçbir şey düşünmediğini anlatmış kitapta, “Yazmak için malzeme topluyor musunuz?” sorusuna istinaden. Bulutların şekli, havanın çok sıcak ya da soğuk oluşu, mutluysa mutluluğu gibi şeylerin dışında bir şey düşünmediğini… Koşmanın onun için kendisiyle baş başa kaldığı, sadece akıp giden manzaraya bakarak, kimseyle konuşmak-kimseyi dinlemek zorunda olmadığı; kendi için değerli anlardan ibaret olduğundan bahsetmiş. Koşmaya başladığı ilk zamanlardan zorlandığı noktadan itibaren hayat tarzını yavaş yavaş nasıl değiştirdiğini (Yeme-içme ve uyku alışkanlıklarını nasıl disipline ettiğini), koşarken dinlemeyi sevdiği müzikleri, yaş aldıkça performansının düşmeye başlamasından duyduğu sıkıntıyı, koşmak istemediği bazı günlerde kendini nasıl motive ettiğini, sakatlıklarını, koşarken yaşadığı zorlukları, her yarış sonrası “Bir daha asla koşmayacağım” dedikten sonra nasıl iki gün dayanamadığını çok güzel ve doğal anlatmış.

Koşarken acının kaçınılmaz olduğunu, ama bunu eziyet haline getirmemenin koşucunun elinde olduğunu söyleyerek koşma eyleminin aslında nasıl kafada/zihinde bittiğini, zihinsel anlamda kendini geliştiren koşucunun performansının da o derece iyi olacağından bahsetmiş ki bu, benim yaşadıklarımın en güzel ifadesi koşu ile ilişkimde 🙂

Bir de yine kendimle özdeşleştirdiğim bir cümlesi daha vardı kitapta, mezar taşına yazılmasını istediği sözleri tanımlarken ifade ettiği:

Haruki Murakami

1949-20**

Yazar (Ve Koşucu)

En Azından Asla Yürümedi

Ben de her yarışmada özellikle kendime üç şey tekrar ediyorum: Sakatlanmamaya çalış, keyif al ve asla yürüme! Murakami bu kitabı koşan herkese adamış. Eğer koşu ile ilgileniyorsanız beni çok mutlu eden, çok yüreklendiren bu kitabı alıp okuyun lütfen (“Koşmasaydım Yazamazdım” adıyla Türkçeye de çevrilmiş kitap).

Haruki Murakami- What I Talk About When I Talk About Running!” hakkında 9 yorum bulunuyor:

  1. Aysegul

    Murakami benim en favori yazarlarımdan. Hemen hemen hepsini okudum, bu kitabı da aldım ve elimdeki bitince başlamak için sabirsizlaniyorum 🙂
    Sadece yuruyus yapsamda onla aynı duyguları paylaşıyorum . .
    Yürümekte kötü birşey degil sonuçta . .
    Sevgiler,

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Ayşegül hareket candır. ister yürü ister koş 🙂
      Murakami benim de ilk beşimde!

      Cevapla
      1. alpni

        Aldım okudum ve bitirdim 🙂

        Ne yalan söyleyeyim,eskiden daha çok okuyan biriydim.Özellikle çocukluk yıllarım,Babamın Hürriyet ‘te çalışması ve bize koli koli roman getirişleri beni hep yöneltmiştir.400 e yakın okunmuş kitabım çocuk odasını revize ettiğimizde İkea casset’lerinin içine girdi ve bir köşe de duruyor. Ara ara sevdiğim arkadaşlara paket yapıp elden çıkarıyorum.Oysa 10 yıl önce ödünç bile vermezdim.

        Murakami’yi önce başka bir arkadaşımın bloğunda 1Q84 kitap tanıtımıyla duydum. O kitabın uslubu ve akıcılığı konusunda olumsuz eleştirileri vardı.Diğer romanlarını okumadığım için yorum yapamayacağım ama bu kitapta disiplinle bir amacı tecrübe edip ,seven, akabinde de hayat biçimi haline sokan insanlar mutlaka kendilerinden bir şeyler bulacaklardır.

        Kısa bir kitap ve gelişi güzel günlük tarzda yazılan denemelerden oluşuyor.Roman gibi sürükleyici olmadığı için okuma planımı koşu sonralarında birer bölüm birer bölüm okumak şeklinde yaptım.

        Beni en çok etkileyen kısmı ilk triatlon koşusuna katıldığı sırada yüzme etabı esnasında ki başarısızlığını kafasına takması ve bir kaç yüzme hocasından ders alıp kendini geliştirme hırsıdır.Ama akabinde katıldığı ikinci triatlonda elleri kremliyken sildiği gözlüklerinin yüzme esnasında buğulanıp başarısızlığa uğratmasına da çok güldüm.

        Bu kitabın özünü ise “Bir tecrübenin değeri;Başarı,Sayılar,Sıralama gibi sabit şeylerle ölçülemez.Önemli olan eylemin içinde akışkan bir kavrayışa ulaşmaktır ” cümlelerinden çıkarabiliriz.

        Çok anlamlı geldi bu sözleri.

        Kendime çıkardığım ders ise ” Bir çok hobi edinebilirsin “Koşmak” -Spor yapmak gibi.Hiç bir zaman abartmaya hırsa kapılmaya gerek yok.Fayda sağladığı şekilde yararlan ve sürdürebilir kıl kendine ” şeklindedir.

        Selamlar

        Cevapla
        1. Dilara Yazar

          Abartma ve hırs yapma!
          evet nefis iki öğüt. gerçi ben “hırs” yapmadım hayatımda hiçbir şey için. ama Runtalya hazırlık sürecinde abarttığımı itiraf ediyorum.
          beğendiğine sevindim kitabı.
          Murakami’nin tüm kitapları çok güzeldir.. Benim İngilizce en akıcı ve rahat bulduğum çeviriler onun kitaplarına ait.

          Cevapla
  2. Nilgün

    Merhabalar. Yazını okuyunca kitabı bende merak ettim. İlk fırsatta okumak isterim. E kitaplarını hangi adres / lerden indiriyorsun. Tavsiye edebileceğin adresler var mı ?

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Nilgün,
      Amazon ve D&R’dan satın alıyoruz ve bizim zevkimizde başka kitaplar satın almış arkadaşlarımızla aramızda paylaşıyoruz:)

      Cevapla
  3. Koşu Kadını

    Ben kendimi akademik kitaplara/makalelere bağlamış biri olarak pek başka tür kitap okuma konusunda çok başarısızım. Koşuya başlama hikayemizin de benzer olduğu yazarın kitabını okuduğumda kendimden pek çok şey buldum. Özellikle yaşım ilerledikçe, birkaç kez daha okumam gerektiğini düşüyorum. Elinize sağlık!

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir