Neden Hindistan Cevizi Yağı?

coconut-oil-fresh

Yaklaşık iki yıldır evimden eksik olmayan bir yağ hindistan cevizi yağı. Nereden çıktı bu hindistan cevizi yağı ve ben kendisi hakkında neler biliyorum; bildiklerime istinaden de nerelerde ve ne şekilde, ne sıklıkta kullanıyorum onu anlatmak istiyorum sizlere bu yazı ile.

Hindistan cevizi yağı ülkemizde henüz çok yeni yeni konuşulsa ve satılmaya başlansa da aslında dünyada bilinen, kullanılan bir yağ. Son dönemin, popüler tabiri ile, “süper besin“lerinden biri! Hatırlarsanız yağlara ilişkin yazdığım ilk yazımda hindistan cevizi yağının aslen “mümkün olduğunca kaçınılması gerekendoymuş yağ kategorisinde yer aldığını belirtmiştim. Hatta ve hatta bitkisel doymuş yağlar kategorisinde içeriğinde en yüksek oranda doymuş yağ bulunduran da bizzat kendisi! Bu sebeple uzun yıllar boyunca üzerinde tartışmalar sürmüş, araştırmalar yapılmış ve tüm bunların sonucunda gelinen noktada denilmekte ki;

Hindistancevizi yağının içeriğinde bulunan orta zincirli yağ asitleri (medium chain triglycerides) kilo kontrolüne ve vücuttaki yağ kitlesinde azalmaya sebep olabiliyor. Nasıl? Çünkü sindirimi, hazmı kolay; bu sayede karaciğeri daha az yoruyorvücutta depolanması güç ve enerjiye çok daha kolay dönüşebiliyor. (Tabi ki yine üzerine basa basa hatırlatmakta fayda olan bir gerçek de bahsi geçen hindistan cevizi yağının mümkün olduğunca organik ve/veya sızma (virgin) olması. İşlemden geçirilmiş, hidrojenize edilmiş olanlardan bahsetmiyoruz).

Hazmının kolay olması ve enerjiye çabuçak dönüşebilmesi sayesinde günümüzde birçok atlet ve triatlet için önerilen besinlerden biri haline gelmiş durumda. Enerji barı ya da enerji içeceği/toparlayıcı içeceklere (recovery drink) eklenerek tüketilmesi mümkün.

İçeriğinde bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yarayan, anne sütünde de bulunan, laurik asit barındırıyor.  Laurik asit candida mantarını azaltmada ve virüslerle, bakterilerle savaşmada önemli bir faktör olarak da biliniyor. Mide ve bağırsaklardaki kötü bakterileri kapı dışarı edip iyileri çoğaltıyormuş anlayacağınız 🙂

Cilt temizliği, nemlendirme ve cildi güneşten koruma gibi iyi niteliklere sahip hindistancevizi yağı. Ağız ve diş eti sağlığı, parlak ve kuvvetli saçlar için de işe yaradığı yapılan çalışmalar ile kanıtlanmış.

coconut-oil

Bir şekilde yukarıda tek tek saymaya çalıştığım alanlarda bir faydası kanıtlanmış olsa da kalp sağlığına, Tip II diyabete ve alzhemier hastalığına henüz çare olduğuna dair bilimsel, yeterli bir kanıta rastlanmıyor.

Ben kendisinden en çok mutfakta faydalanıyorum. Stir-fry yapacağım zaman, hem ısıya dayanıklılığı hem de kokusu sebebiyle hindistancevizi yağı tercih ediyorum. Bunun dışında enerji barı ya da fırında pişireceğim kurabiye ya da kek gibi şeylerin içerisinde sıvı yağ yerine kullanıyorum. Ne kadar ölçü kullandığıma gelince. Oldukça az! Yerine göre 1, bilemediniz 2 yemek kaşığı yetiyor da artıyor. Mümkün olan diğer alanlarda, misal salatalarda mutlaka zeytinyağına devam. Zeytinyağlı yemeklerde, soğuk mezelerde, buharda pişirdiğim sebzeleri tatlandırmada hala ve hep zeytinyağı.

Ölçülü kullandığım için de uzun zaman yetiyor bana. Türkiye’de fiyatının halen çok yüksek seyretmesi sebebiyle yurt dışına çıktığım zaman alıp depolamaya çalışıyorum. En son Amsterdam’dan aldığım 500 gramlık hindistan cevizi yağı 3-4 ay kadar dayandı (Gerçi benim zeytinyağı tüketimim de bundan farklı değil)!

Cildimde ise kullanmadım, gerek duymadım. Saçlarım için aklıma geldikçe maske yapmaya çalışsam da ne yazık ki düzenli olarak yapamadığım için ciddi bir faydasını da göremiyorum.

Sizler nasıl ve ne şekilde tüketiyorsunuz hindistan cevizi yağını? Ya da şöyle sorayım: Hindistan cevizi yağı tüketiyor musunuz?

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir