Koşuya Bir Süre Ara!

a545ec9774dabca28339bbae0149a721
Çok üzülerek, hatta gözlerim dolarak yazıyorum bu yazıyı.

2 yıl önce koşmaya başladığımda koşmak eyleminin benim için bu denli önemli olacağını, bu kadar bağımlılık yaratacağını ve yaşamımı bu denli değiştireceğini bilmiyordum. Zaten süper aktif ve sabırsız bir tip olmamdan sebep koştukça, daha iyisini yapabilmek adına da hep zorladım kendimi. Elbette ki çok dikkat ediyordum sakatlanmamaya, ama 2 yıl geçmiş olmasına rağmen koştuğum mesafeyi istediğim şekilde –hala– iyileştirememiş olmaktan da –içten içe– bir sıkıntı duyduğumu itiraf etmeliyim! Geçmiş, kalıtsal sağlık problemleri, beslenme, iyi bir şekilde koşu öncesi ve sonrası esneme/streching, antrenman çeşitliliği gibi bir çok etkili faktör var koşu eyleminin sağlıklı ve başarılı bir şekilde gelişmesinde! Hiçbir zaman yaşımı gösteren ve ona göre yaşayan biri olmadığım, bahane olarak da hayatımın hiçbir yerine koymadığım için, sürekli kendisini atlıyor olduğum bir de “yaş”  faktörü var tabi!

Sonuç olarak;

Geçtiğimiz hafta, hem Runtalya‘ya az bir süre kalmış olması, hem de yaklaşık 1.5 ay kadar sağ ayağımdaki kırığın beni planladığım antrenmanlardan bayağı bir geriye atması sebebiyle egzersiz ve çalışmalarımı biraz (!) arttırmıştım. Her gün koşmaya çalıştım ve koşmadığım günlerde ise Plyometrics ve bacak egzersizleri yaptım. Cuma günü kendimi çok iyi hissederek, inişli-çıkışlı-yokuşlu bir 15K koşusundan sonra eve geldim ve sevgili kocama göz yaşları içerisinde ilk 15K‘mı yaptığımı ve kendimi harika hissettiğimi çocuklar gibi şen bir şekilde anlattım. O akşam bir miktar sağ bacağımda çekilme ve dizimin arkasında –bence– çok hafif sızılar hissettim. Cumartesi sabahı da yine coşkuyla sahile indim ve hem takipçim hem de koşmaya gönül vermiş Alpni ile birlikte bir 10K koştuk. Rahat koştuğumu itiraf etmeliyim. Ne bir acı ne bir zorlama hiçbir şey yoktu görünürde. Ne olduysa eve geldiğimde oldu. Apartmanımızın merdivenlerinden çıkmaya başladım ve sağ diz kapağımdan “kıt kıt” ses gelmeye başladı. Eve girdim ve hemen buz kompresi yaptım. Sevgili kocam söylenmeye başladı “Zorlama dedim ben sana, bak olan oldu, dizin zaten çok parlak durumda değil, vs.” O günü sızlayan dizim ile geçirdim ve dayanamayıp akşam bir antienflamatuar aldım. Gece uyutmayan sızılar ve her dizimi büküşümde bu kıtırdayan diz kapağı ile 2 gün geçirdim. Salı günü Ortopedi Bölümünde, şansıma, bölüm başkanı çok değerli bir profesöre muayene oldum. İlk söylediği bu dizle 2 Mart Runtalya’da koşmamın mümkün olmadığı, eğer koşarsam da hayatımın sonuna dek koşmayı unutmam gerektiği şeklinde idi 🙁

Hemen karşılaştırmalı diz filmi ve MR çektirdik. Öncelikle mutluluk sebebi: İki dizimde görünürde büyük bir problem yok (Oh be)! Sağ diz kapağımda ciddi yoğunlukta ödem var! Kıkırdaklarda ise aşınma ve şaka gibi ama bir miktar kireçlenme! Hatta diz kapağımdaki iki kemikten biri yuvarlak uçlu iken diğeri sivrilmiş durumda! En net görünen şey ciddi ödem yoğunluğu. Zaten dizim dün bayağı şişti. Beni hemen FTR’den yine harika bir doktora yönlendirdiler. Kendisi hem muayene etti hem de film ve MR’a tekrar baktı ve beni oldukça şaşırtan bir sonuçla geldi ki o da kuadriseps kaslarımın zayıf olduğu ve güçlendirilmesi gerektiği şeklinde idi. Kuadrisesps kasları diz kapağını tutan ve diz eklemini germe görevini üstelenen ön bacaktaki en büyük kas grubu. O kadar squat, lunges ve Plyometrics anlamsız mı kaldı şimdi? Doktorumun cevabı “öyle görünüyor” oldu! Ayrıca iki doktorum da acı eşiğimin – herhalde – yüksek olduğunu , bu diz bu hale gelinceye dek hissetmemiş olmamı ilginç buldular.

Dizlerimi aşırı zorlamış olduğum, sonrasında yeterli esneme egzersizi yapmamış olabileceğim, diz çevresi kaslarımın güçsüz kalmış olması, sürekli sert zeminde koşmuş olmam, ayak kemiğimi kırdığımdan beridir sağ ayağımda çok az değişen içe basış şeklimin diz anatomimde farklı bir baskıya sebep olmuş olabileceği gibi sebepleri listeledik birlikte!

Gelelim tedavi kısmına:

Öncelikle ödemin iyileşmesi için günde birkaç defa buz kompresi, soğuk uygulama. 10 gün boyunca antienflamatuara devam. Diz sıvısı ve kıkırdakları onarmak ve güçlendirmek için ilk etapta 3 ay kullanılmak üzere iki ilaç (Ki bir tanesi 2 yıl sürekli kullanacağım ilaç oluyor). Evde 15 gün boyunca uygulamak üzere hafif diz hareketleri. 15 gün sonra doktorumun değerlendirmesi ile uzunca bir süre devam edeceği sinyallerini aldığım yoğun bir fizik tedavi!

R I C E kısaltmasını uygulama ödevi ile eve döndüm dün hastaneden.

R: Rest (Dinlenme) En az 15 gün süre ile zorda kalmadıkça merdiven, yokuş çıkmak yasak. Bacakları yormadan dinlenmemi önerdi.

I: Ice (Buz uygulaması) Bir süre günde birkaç defa dizlerime soğuk uygulama yapmam gerekiyor. 15 günün sonunda sıcağı ne kadar tolere edebileceğine de bakacağız dedi doktor.

C: Compression (Sıkıştırma, baskı) Bu kısmı şimdilik atlayabiliriz, bacağı bandajlamaya gerek yok dedi doktorum. İleride bandaj ya da dizlik önerisi olur mu duruma bakacağız diye de ekledi.

E: Elevation (Yüksekte tutma) Ayağımı akşamları kalp hizasından yüksekte en az yarım saat dinlendireceğim.

Bu durumda Runtalya’ya sadece izleyici olarak gidecek ve bu yıl ki en büyük hayalimden geri kalıyor olacağım. Runtalya benim ilk yarı maratonumu koşacağım organizasyondu 🙁 Mayıs ayındaki Bozcaada koşusu için bile –şimdilik– çok heyecan yapmamamı önerdi doktorlarım! Uzun lafın kısası elbette ki çok üzgünüm. Ama yaptığım ne olursa olsun doğru ve düzgün şekilde yapmayı tercih ettim hep. Buna rağmen atladığım, gözden kaçırdığım ya da yeterince önemsemediğim ayrıntılar olduğunu da tecrübe ettim bu olay ile birlikte. Şimdi elimden geleni yapacak, öncelikle sabırlı olmayı öğrenecek, ve bu sakatlıktan kurtulup güçleneceğim.

Koşamasam da yapabileceklerim sonsuz bu zaman zarfında spor adına. Çok daha iyi ve doğru ve mümkünse 70 yaşıma dek koşabilmek için öncelikle bu süreci olması gerektiği gibi yönetebilmeyi planlıyorum. Günlerdir mesajla ya da arayıp sorarak bana destek olan, iyi dileklerde bulunan, pozitif enerjilerini hissettiren herkese çok teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalın 🙂

 

Koşuya Bir Süre Ara!” hakkında 19 yorum bulunuyor:

  1. ayşegül

    öncelikle çoook geçmiş olsun, senin tutkunu bildiğim için ne kadar üzüldüğünü hissedebiliyorum, bende yaklaşık 1 sene önce aynısını yaşamıştım, insanın elinden en sevdiği oyuncağı almaları gibi birşey ama hiçbir şey de senin sağlığından önemli değil, hem daha iyi koşmak için hem de uzun yıllar bunu yapabilmek için şimdi biraz kendini düşünerek fedakarlık yapman gerekecek, bence bu durumu en kısa zamanda ve en iyi şekilde atlatacaksın çünkü çok bilinçlisin yanlış birşey yapacağını yada ihmal edeceğini sanmam 🙂

    bu arada bende senin bu yazından dersler çıkardım; bir kere en kısa zamanda sağ dizim için doktora gidicem, sanırım yüksek oranda bende de ödem çıkacaktır, bende zamanında doktorun koşma yürüme tavsiyelerine uymadan kendimi çok zorladım ve 1 sene olmasına rağmen hala ağrım geçmedi ve uzun koşu yapamıyorum, zamanında dinleseydim ve kendimi dinlendirseydim sanırım çok daha iyi olacaktım. bu da bana ders olsun diyelim 🙂

    kafana takmamaya çalış canım, eminim çok daha iyi şekilde sahalara döneceksin 🙂

    sevgiler,

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      sevgili ayşegül,
      teşekkür ederim.. hala almadığım dersler varmış benim de. sabretmek gibi..
      dönmek için elimden geleni yapacağım..

      Cevapla
  2. serdar Ugur

    Dilaracim
    Oncelikle cok gecmis olsun.ortalama ayda 28-29 gun 9500 m. civarinda yuruyen birisi olarak uzuntunu cok iyi anlayabiliyorum.Ama erken yasta bu arizalar sayesinde bacaklarinla tanistigini dusunuyorum. Bu tedavi sureci sonucunda tekrar eskisi gibi kosacak ve mutlu olacaksin.
    Bu senin yazdigin butun arizalar benim iki dizimde oldugu gibi birde sag arka capraz baglarim kopuk :).
    Ama bacaklarim ve onlarin neyi ne kadar ne zaman diluminde yapabilecegini ogrenince,4.5-5 km leri 10.55 (1 km. Yuruyus suresi) yururken,simdi 9000-9500 m.leri 08.12 lere cekebildim.Ama unutmadigim tek sey,dizler bende bukadar bitikken ,hirs yapmamamak. Iki gun performans yururken araya uc tane jenerasyon yuruyusu serpistirmek.
    Neyse cok uzattim galuba. :). Acul sifalar ve bol sporlu gunler dulerim Dilaracim.

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      ah Serdarcım ilk paragrafın son cümlesine içten bir AMİN dedim 🙂
      sağol.
      kafama vuramıyor, lakin bacaklarıma şamar atıyor tanrı galiba:) bu süreci iyice araştırmak ve bacaklarımı kuvvetlendirmek için değerlendireceğim…

      Cevapla
  3. Alpni

    Geçmiş olsun 🙁

    Mr ve Film de daha kötü bir şey çıkmaması sevindirici.

    Takipçin olarak; Önemli zamanların arefesinde bu tip durumların seni bulması da ilginç. (Avrasya öncesini hatırladım bir an ) Ancak bu durumların anahtar mesajını ” yaptığım ne olursa olsun doğru ve düzgün şekilde yapmayı tercih ettim hep. Buna rağmen atladığım, gözden kaçırdığım ya da yeterince önemsemediğim ayrıntılar olduğunu da tecrübe ettim bu olay ile birlikte.” diyerek çıkarmışsın.

    Ayşegül de çok önemli bir noktaya değinmiş ” Bilinçlisin ” diyerek.

    Bugün burayı takip etmekle şanşlı olduğumu hissettim.Diz ile ilgili bizim bilmediğimiz hususları da ayrı bir konu açarak paylaşırsan memnun olurum.

    Bir miktar kireçlenme çıkması ise başlı başına bir vakaymış 🙂

    Selamlar

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      sevgili Alpni,
      sorma hiç. muayene de bir ihtimal menisküste yırtık dedi gibi oldu doktorum! allahtan MR ve filmde çıkmadı!
      Avrasya ve Runtalya benim için çok önemli idiler hakikaten. ben de -hala- almadığım derslerden sebep oluyor bunlar diyorum:) bir de tabi öncesinde heyecan yapıp çok yükleniyorum!
      Diz ile ilgili doktorlarımla konuşup daha bilinçlendikçe tabi ki paylaşacağım bilinmesi gereken bilgileri.
      dikkatli ol sen de,
      sevgiler

      Cevapla
  4. funda

    Çoook geçmiş olsun Dilara, sendeki o güzel enerjiyle eminim çabuk atlatacaksın, bozcaada’ya iyileşmen ve yine karşılaşmak ümidi ile:)

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Funda,
      ben aslında disiplinli biriyimdir. okulda da “inek” öğrenci değildim, ama her zaman yapılması gereken konusunda başarılıydım:) bir de tabi her zaman her şeyin bir nedeni olduğuna inancım sonsuz. bu saatten sonra farklı düşünmem mümkün değil. çok güzel olacak her şey:)

      Cevapla
  5. mugealp

    ÇOOOOK geçmiş olsun Dilaracım.Çok merak ettim seni gerçekten ( seni daha yeni tanıdım ama ne bileyim çok etkilendim kendimi yakın bir arkadaşın yerine koydum sanırım izninle) önemli olan telafisi olan geçici bir durum olması. Bizi , bir sürü takipçini motive ettiğin gibi bilgilendirmiş de oldun. Lütfen çok dikkat et kendine, quadrileri nasıl güçlendirecekmişiz bize de öğret. Sonsuz sevgiler.

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Müge,
      merak etme, fizik tedavi sırasında özellikle o konuda edindiğim her bilgiyi paylaşacağım. çünkü doktorum gerçekten de harika bir adam!
      ilgine teşekkür ederim. sağol:)

      Cevapla
  6. Alev

    Canim Di
    Hay allah nereden cikti bu simdi, Var bunda da bir hayir diyelim, Umarim eskisinden de iyi olarak doneceksin sahalara,
    Kisss

    Cevapla
  7. Selin

    çooookkk çokkk seçmiş olsun Dilara 🙁 eminim kısa sürede Enerjin ve pozitifliğin ile eskisinden de iyi bir şekilde sahalara döneceksin 🙂
    Sevgiler

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      teşekkür ederim Selin:)
      Pozitifliğimden bir şey kaybetmedim evet. İyileşme sürecinin en önemli elemanı kendisi:)

      Cevapla
  8. gamze

    Çok geçmiş olsun umarım en kısa zamanda iyi olup kaldığınız yerden devam edersiniz.
    Sevgiler

    Cevapla
  9. serhat

    oncelikle cok gecmis olsun dilara hanim
    size ilk olarak yaz aylarinda meis adasi ile ilgili bilgi ararken rastlamistim tarziniz yasam felsefeniz hayata bakis aciniz cok guzel oldugu icin ara sira da olsa takip ediyordum. iyi bir takipci olmadigim icindir ayaginizin kirilmasini da yeni ogrendim ama inaniyorum ki ust uste gelen bu iki talihsiz sakatlik sizi durduramayacaktir. bu hayati severek, tat alarak, duzenli, disiplinli ama anlamli ve zevk alarak yasama prensibinizden alikoyamayacagina inaniyorum. bu arada mesleginizi bilmiyorum ama bir yazar kadar guzel bir dil, uslup kullaniyorsunuz yazilarinizda.
    saglikli mutlu gunler diliyorum…

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Serhat,

      sağ ayak tarak kemiğim birkaç ay önce kırıldı evet. üzerine de zayıflayan bacak kaslarımı güçlendirmemem sebebiyle (daha birkaç sebep daha var) bu defa sağ dizim sakatlandı!
      elbette ki bunlar beni durdurmayacak. sadece her bir sakatlık sonunda biraz daha hızlı bilinçleniyorum!! önümüze bakmak lazım!

      yazmak konusu beni en rahatlatan ve mutlu eden şeylerin başında geliyor. çok severek yaptığım için bu kadar güzel geliyor sana sanırım. teşekkür ederim 🙂

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir