Muhteşem Bir Yıl (2016) Planıma Ne Oldu?

Geçtiğimiz senenin başında bir yazı yazmış ve iddialı da bir başlık atmışım: Muhteşem Bir Yıl (2016) Planı! Elbette gönül, diğer yıllarda olduğu üzere, geçtiğimiz yıla ilişkin aldığım kararlarımın neredeyse hepsini bir şekilde gerçekleştirmiş olduğumu yazmak istiyor sizlere. Ama bu defa fena yanıldım arkadaşlar! 2016 yılı ne yazık ki uzun zamandır kendimi pek de iyi hissetmediğim, varolan motivasyonlarımı da teker teker kaybettiğim; en fenası da kendimi çok kaybolmuş hissettiğim bir yıl olarak kişisel tarihime kara harflerle yazıldı!

Koşmayı önce azalttım, sonra da senenin sonuna doğru iyice bıraktım mesela! Birden bire olmadı elbet. Bu konuya hiçbir yerde değinmedim daha önce, fakat neredeyse 1.5 yıl kadar önce bir ufak operasyon geçirdim ve artık nurtopu gibi bir kalp pilim var! Üniversite yıllarımdan beridir bir şekilde varolan, nedenini bilemediğimiz bayılmalar yaşamaktaydım. Bazen yılda 3-4 defa, bazen 1-2. Bayılacağımı hep önceden hissettiğim ve önlemini almaya çalıştığım için de genelde düşüp yuvarlanmalı, başımı bir yerlere çarpmalı bir durum yaşamamıştım. Operasyon öncesi 1 ay ara ile 2 defa, hatta ilki de Runtalya’da yarı maraton koşacağım günün öncesi, yaklaşık 300 kişi bir seminer izlediğimiz sırada bayıldım. Semineri bir ortopedi doktoru veriyordu. Önce o bana bayıldığımda –ki maksimum 90 saniye süre ile bilincim kayboluyordunabzımı bulamadığını ve bunun tehlikeli bir durum yaratabileceğini belirtti. Ertesi gün koşma dediyse de ben ilk yarı maratoumu koşmuştum.

Bu olaydan hemen 1 ay geçti geçmedi yenisi meydana geldi. Onda da kalabalık, şansıma yine doktorların bulunduğu bir organizasyonda sandalyemle devrilip kalmışım. Bana müdahale eden doktorlar da suni teneffüs yaptıklarını ve bu durumun ciddi olabileceğini ısrarla tekrar ettiler. Velhasıl soluğu bir kardiyoloji doktorunun yanında aldık. Günlerce testler, tetkikler vs sonunda aldığımız cevap “basit bayılma” oldu 🙂 Yani neredeyse “oluyor öyle arada bazı insanlara, nedeni yok” cinsinden bir cevap oldu bu 🙂 Nedeni ne olursa olsun tetkikler sonucunda bir şey dikkat çekici bulundu ki o da nabzımın normal insanlara göre derin uykuda iken oldukça yavaşlamasıydı. Yavaş derken 35 atımdan bahsediyorum. Bir de bayılmam öngörülen testlerin birinde bilincim kaybolduğu anda nabzımın 20’lere kadar düşmesi sonucunda doktorum bende bradikardi olduğuna karar verdi ve bu durumu düzeltmenin tek yolunun kalp pili olduğu konusunda ısrar etti. Tabi bu arada atletik bir yaşam tarzım olduğu, fitnes kapasitem ve kalbim gayet iyi olduğu için düşük nabızın normal olduğu konusu da gündeme geldi. Sonunda kocam ve yakın arkadaşlarımın ısrarı ile bu operasyon gerçekleşti ve o günden beridir hiç bayılmadım! Evet, bayılacak gibi hissettiğim anlarda hep pil devreye girdi ve bilincimi kaybetmedim lakin sportif hayatımı etkilemeye başladı bu durum! Neden bilmiyorum ama, bu olaydan sonra her şey baş aşağı gitmeye başladı!

Koşularda bir türlü nabzımı düşürememeye başladım. Her koşuda 190-200 atan bir nabızla uzun koşular yapmak mümkün olmamaya başladı. Ne yaptımsa bu durumu düzeltemedim. Doktorum operasyon öncesi spor hayatına devam edebilirsin, sadece koşmayı çok abartma demişti. Operasyon sonrası kontrollerde yaşadığım bu durumu anlatınca da koşmayı bırak olsun bitsin dedi!! Hani dedim bir sıkıntı olmazdı? 🙁

Velhasıl zamanla azalan koşularımın ve sevdiğim koşuları bırakmaya başladıkça bende oluşan huysuzluk ve motivasyonsuzluğun etkisi ile 2016 pek “One Life Be Fit” yılı olamadı! Ama…

Ama, planladığım üzere koştuğum her km (2016 yılı toplamı 350 km) için bir kavanoza 1 TL atmayı başardım. Bununla 2016 yılı içerisinde TİDER (Temel İhtiyaç Derneği), Nesin Vakfı ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine bağışlar yaptım.

Beslenme konusunda, tatillerde alkolü normalin üzerinde tükettiğim gerçeğini saymaz isek, sorunsuz bir düzende devam ettim. Hatta sevgili kocam bile 8 kg verdi. Rafine şekersiz, beyaz unsuz, pirinçsiz, kızartmasız, hayvansal sütsüz, ağırlıkla glutensiz bir hayatımız var. Çiğ beslenme hala beslenme düzenimizin yaklaşık 60-70%’ini kapsıyor.

Geçtiğimiz sene planladığım ve hayata geçirdiğim en güzel şey ise Dlite oldu 🙂 Bir sürü sürekli müşteri, bağımlı, artık her ne derseniz onlardan var bu küçük girişimimi sarıp sarmalayan 🙂 Rawnilerimin bağımlısı olan çocuklar var mesela, ki bu paha biçilemez bir mutluluk kaynağı benim için 🙂 Bu konuya ilişkin detaylı bilgi almak isterseniz bana her zaman info@dlite.fit adresinden ulaşabilirsiniz. Bilmeyenler içinse sayfasından hikayesini okuyabilirsiniz 🙂

Bir başka hedef maddem de kas kütlemi en az 2 kg daha arttırmak idi. Kayla Itsines‘in egzersiz programı Bikini Body Guide‘ın 1.sini, ki 12 haftalık bir programdı, 10 hafta kadar düzenli uyguladım. Söyleyebilirim ki, elbette beslenmenize de dikkat etmek kaydıyla, müthiş işe yaradı bende ve gözle görülür değişikliğe sebep oldu bedenimde. Kas kütlemi ne kadar arttırdığımı ise ölçemiyoruz, zira pil taşıyanlar ölçüm tartısının üzerine çıkamıyormuş! Ölçmeme gerek yok zaten ben farkındayım, hiç de fena değil!

Kayla Itsines Bikini Body Guide 1’i düzenli uyguladığımda, 8 haftada geldiğim durum!

Şimdi ne yapacağım peki? Koşmaya ilişkin daha birçok hayalim varken ve en önemlisi koşmak beni bu kadar mutlu ediyorken… Tekrar baştan başlayacağım! 2017 yılına tek bir hedef koydum kendime:

Kendimi zorlamadan, yormadan, yavaş yavaş, belki de bebek adımları ile koşma düzenimi yeniden kazanacağım. Sonuçta profesyonel bir atlet değilim ve kariyerim buna bağlı değil, farkındayım. Ama beni bu kadar özgür bırakan ve bu kadar mutlu eden bir aktiviteyi de hayatımdan tamamen çıkartmayı reddediyorum! Ayrıca kalp pili ile maraton koşan bir sürü insanın üye olduğu ve birbirine destek verdiği bir platforma üyeyim. Bunun yapılabileceğini biliyorum. Tekrar hatırlatmamda fayda olabilir: Maraton koşma hedefim yok 🙂 Haftanın 2-3 günü, gittiğim herhangi bir şehirde, sahil kenarında 5-7-10 km kadar rahatlıkla koşabilmek istiyorum sadece.

Son 3 aydır hiç spor yapmıyorum nerdeyse ve dizlerim başta olmak üzere tüm eklemlerim bana 42 değil de 70 yaşında olduğumu fısıldıyorlar! İster inanın ister inanmayın, ama sporsuz geçirdiğim günler bedenim canımı yakıyor! 21 gün sonunda bu alışkanlığımı tekrar kazanabileceğimi biliyorum. O sebeple geçtiğimiz yıl yapamadığım bir maddeyi daha bu yıla taşıyorum bu sayede: Bloğa faydalı içerik yazabilmek!

Tekrar kazanacağım aktif yaşamıma ilişkin düzenli içerik gireceğim bloga. Böylece sizlere karşı da sorumluluğum olacak. Evimizde sık yaptığımız tarifleri paylaşacağım. Şekersiz hayata geçmenin yollarını, yağ yakımını arttıran egzersizleri anlatacağım. Okuduğum uluslarararası bloglardan beğendiğim ve faydalı bulduğum haberleri çevirip, paylaşacağım. Son dönemde artan şekilde özellikle İstanbul başta olmak üzere, çeşitli şehirlerde düzenlenen sağlıklı yaşam, yoga, aktivite, beslenme festival ve organizasyonlarından haberler vereceğim.

Hadi bakalım 2017. Ben hazırım, gel bakalım bildiğin gibi 😉

 

 

 

Muhteşem Bir Yıl (2016) Planıma Ne Oldu?” hakkında 10 yorum bulunuyor:

  1. zehra

    Sevgili Dilaracigim…. Bu yaziyi biraz mutsuzlugunu ifade etse de keyifle okudum ve bende tüm umutsuzluguma ve disiplinsizligme ragmen heyecanlandim. Benim icin spor, saglikli beslenme ve yasam tarzi konularinda her zaman bir öncü kisilik olmandan dolayi, bu durumda bile motivasyonun kaybolabilecegini gösterdin. Bende 2016 yili saglikli beslenme, sekeri azaltma ve sporu hayatima daha cok sokma hedeflerime varamadim. Bir de Aralik ayinda babami kaybedince iyice dibe vurdum. Ülkenin genel gidisati, benim umutsuz ve mutsuszlugum hayatima el koydu. Sinirsizca ve dengesiz yemek ve 0 sporla 70 yas vücuduna kavustum. Dizlerimde ve belimde agri, hareket güclügü v.s. Neyse amacim kendimi burada anlatmak degil. Demek istedigim su ki ne olur bizden yazilarini esirgeme, tariflerini paylas ve bizi de kendinle birlikte motive et…. Seni cok severek ve ilgiyle, takdirle takip ediyorum. Benim gibi olanlara da eminim cok faydan dokunacak. Diliyorum Yasanacak bu yil seni hedeflerine saglikla ulastiri ve bizde arkandan ayni azimle gelebiliriz. Cok sevgilerimle……

    Cevapla
    1. dilara

      Sevgili Zehra,

      öncelikle başın sağolsun 🙁 yazdıkların için ise çok teşekkür ediyorum. bu blogu okuyan ve buradan faydalananlar olduğunu bilmek beni heyecanlandırıyor. elimden geleni yapacağım bu yeni yılda ben. umuyorum birilerine faydam olabilir olumlu anlamda..
      sevgiler,

      Cevapla
  2. merve

    Dilara Selam,
    seninki kadar ciddi olmasa da ben de sakatlandım ve tam 3 ay spor yapamadım. ocak başı itibariyle yavaş yavaş başladım. çünkü hem bedenimin hem ruhumun mutluluk kaynağı bu. spor yapamadığımda resmen acı çekiyorum 🙂 ama insanlar e yapmayıver canım dediklerinde çığlık atasım geliyor. umarım rahatsızlıklarımızın bize engel olmayacağı harika bir yıl olur.

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Merve,
      ben de dün başladım nihayet. inan bana duş sonrası rahatlığımı ve mutluluğu ne kadar özlemiş olduğumu da farkettim bu sayede. teşekkür ederim fikrini, yorumunu paylaştığın için. güzel bir yıl olacak; sağlıklı, fit ve özgür ruhlu 🙂

      Cevapla
  3. Tipifit

    Selam Dilara;

    Biraz burkularak ve endişe duyarak okudum. Çok geçmiş olsun arkadaşım. Allahtan şifa diliyorum ve uzun bir hayatın olur inşaallah. Senin azmin ve kararlılığın bana her zaman ilham kaynağı olmuştur.Bloğunu okuyarak ve sana bakarak hep hedef koymuşumdur. Buraları ve sporu aksattığının farkındaydım uzun zamandır.Ancak DLİTE projene kafa yoruyorsun sanıyordum. Çok şaşkınım valla 🙁

    Temkinli olacağını düşünüyorum.Koşmasanda Yürümek ve hava almakta sana iyi gelir.Lütfen spor yaparken dikkatli ol. Bu yeni durumunu riske atmadan fırsata çevirecek ve yeni projelerle mutlu ve özgür olacak kadar zeki olduğunu biliyorum.Bu mantığa yönel bence. Buradan yeni projelerini duymak ve takip etmek isterim.

    Zinde ve sağlıklı kal…

    Not: Her ne kadar tanımasam da ,yorumları okuyan birisi olarak,yorum yapan Zehra kardeşime babasının kaybı için başsağlığı diliyorum.Merve kardeşime de sakatlığı sebebiyle geçmiş olsun diliyorum.

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Sevgili Nihat,
      merak etme, kendime iyi bakıyorum, dikkat ediyorum maksimumda. yeterince zor şartlarda yaşamaya çalıştığımız hayatımıza ben değer veriyorum çok. insan olma güdüsü belkide bilmiyorum. güzel şeyler yapacağız yine.. teşekkürler 🙂

      Cevapla
  4. tülay

    Merhabalar,

    Önce cok gecmis olsun. Tekrar eskisi gibi kosabilecegine eminim.Zira ben de bakip hadi spora diyorum cogu zaman kendime 🙂

    Anlasilan 2016 hemen hemen herkes icin zorlu gecmis. Tam da 2017 hedeflerimi gözden gecireyim dedigim bir günde, bu yazi süper geldi 🙂 2016’nin son dönemi özellikle o kadar yogun ve hizli gectiki , 2012-2015 spor düzenime yaklasamadim bile. Halbuki bu dönemde ne zorlu sartlarda(%120 nemli, tropik vede kücücük parklarda yürümüstüm) Sebzenin nerdeyse sifir oldugu yerlerde bavullarda tasima usulu ile saglikli beslenmis ve ideal kiloma dönmüs idim. Neyse simdi tekrar ayaga kalkma zamani :))

    Ama 2016’da cokca yaptigim sey elimdekilere sükretmek ve mutlu olmak 🙂 Senin kücük evini sarip sarmalaman gibi. Tatillerin tadini cikarman gibi 😉

    Hmm burdan yazmis olayim tekrar seki spor ve saglikli beslenme günlerine an itibari ile dönmüs oluyorum. Bir de bu sene en az 3 yeni ülke daha görmek istiyorum… Sizim gibi güzel insanlar hep burda olsun ve kadin girisimciler artsin istiyorum :)))

    Sevgiler

    Cevapla
  5. Tuğba

    instagramdan sürekli takipteyim sizi,bloğa bakacağım diye diye kısmet bugüneymiş.Kalp pilinizi şimdi ogrendim ve çok şaşırdım instagram paylaşımlarınızda hiç yazmamıştınız çünkü.Sizinle bereber aynı haftalar da Kayla yapıyoruz ben de çok faydasını görüyorum.Sizin stories e attığınız videolardan o günü yarın yapayım diye es geçmişsem motive olup kalkıp ben de yapıyorum.Bilin istedim sevgiler…

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir