Run İstanbul 2014

me-run-istanbul

Heyecanla beklediğim bir koşu etkinliğini daha tamamladık geçtiğimiz haftalarda. Etkinliğe ait fotoğraflara ulaşmamız zaman alıp, araya bayram tatili de girince 28 Eylül 2014’de koşulan ve Nike’ın sponsorluğunda artık gelenekselleşen Run İstanbul 2014 yazısını yazmam anca bugüne kısmet oldu.

Bu etkinlik benim için çok önemli zira ilk olarak bir yarışı koşarak tamamlayıp madalya aldığım etkinliktir Nike’ın ilk defa 5K olarak düzenlediği Run İstanbul 2012.

Run İstanbul 2012

Run İstanbul 2013

Bu yılkinin benim için başka bir önemi de ayak kemiğimi kırıp, ardından da dizlerimi sakatlayıp tam 5.5 ay hiç koşmamanın ardından katıldığım ilk yarışma olmasıdır! Geçtiğimiz yıl olduğu üzere etkinlik alanı olan Caddebostan Sahiline yine Akatlar Club Sporium olarak birlikte gittik. Tüm gün boyunca oldukça serin, rüzgarlı ve yağışlı olan hava koşunun başladığı saatte iyice rahatladı ve sonunda da çiseleyen yağmura kadar inip, duruldu. Etkinlik alanı çim olduğu için yağmurdan sebep oldukça çamurlu ve kaygandı, bu sebeple biz bir kahve dükkanında kahve içip yarışmanın başlayacağı saati kuru olarak beklemeyi tercih ettik! Yarış son iki yıldır 7K olarak koşuluyor. Geçtiğimiz yıl biraz sıkıntılı başladığım yarışı bu defa oldukça rahat koşarak tamamladım. Geçtiğimiz yıla kıyasla derecemi de 2 dakika kadar iyileştirmeyi başarmışım (0:40:16) Bu arada Nike bu yıl Run İstanbul’a kayıtlı koşucu sayısını 3805 kadın, 5345 erkek olarak açıkladı. Benim sıralamam ise kadınlar arasında 280 🙂

me-nike-run-istanbul

Bu yıl Nike, 212 x 216 İki Yaka Tek Şehir sloganı ile yola çıktı ve İstanbul’un koşucularını ikiye ayırdı. Avrupa yakası koşucuları fosforlu sarı renkli, Anadolu yakası koşucuları ise güzel mavi renkli tişörtlerle koştular. “Yakan İçin Koş” diyerek en hızlı koşanların Avrupa mı yoksa Anadolu yakasında mı olduğunun cevabını arayan Nike, öğrendiğimiz bilgiye göre en hızlı koşan çoğunluğun Avrupa (212) yakasında olduğu sonucuna ulaşmış. Bu da demektir ki seneye 2015 Nike Run İstanbul yarışı Avrupa yakasında koşulacak!

Organizasyon konusunda sıkıntılar olduğu, kayıt ücretlerinin yüksek bulunduğu (40 TL) gibi konular konuşuluyor sosyal medyada. Kendi adıma bu kadar büyük ve gelenekselleştirdiği bir koşu etkinliğine sponsor olduğu, elinden geldiğince didindiği ve en sevdiğim/gönülden bağlı olduğum marka olduğu için olumsuz bir şey yazamayacağım. Su istasyonları yeterliydi bu sene. Sadece kaç kilometrede olduğumuzun da bir işareti olsaydı kendi adıma daha iyi olabilirdi. Ama ben Nike Running uygulaması ile koştuğum için kilometrelerden haberim oldu. Etkinlikte dağıtılan muz ve su, enerji içeceği konusunda da bir sıkıntı olduğunu da düşünmüyorum. Giyinme-soyunma kabinlerinin önünde çok uzun sıra oluştuğu ve özellikle koşu sonrası terli terli üzerlerini değişmek için bir çok insanın beklerken neredeyse hasta olduğunu duydum. Eminim gelecek yıl tüm bu şikayetleri ve aksaklıkları düzeltebilmek için daha iyi bir çalışma yapacaktır Nike.

Şimdi sırada önce 2. New Balance Büyükada (11K koşulacak), ardından da 36. Vodafone İstanbul Maratonu (15K koşacağım) var sabırsızlıkla beklediğim. Bu yıl yine Adım Adım Organizasyonu ile İstanbul Maratonu’nda 15K koşarak TEMA için bağış toplayacağım. Detayları yakında paylaşacağım.

Evet, sizlerin arasında da Run İstanbul 2014’de koşanlarınız oldu mu? Söylemek istediğiniz her şeyi duymak için sabırsızlanıyorum 😉

Aşağıdaki fotoğraflar Nike’ın sayfasından. Kendi fotoğraflarınıza hala ulaşamadı iseniz ilgili link: Nike Aksiyon Fotoğrafları

nike run istanbul

nike run istanbul 1

 

 

Run İstanbul 2014” hakkında 4 yorum bulunuyor:

  1. fitfoodforgoodmood

    Fotoğraflar harika! Ben bu sene gayet yaydığım ve antremansız olduğum için kendimden pek ümitli değildim, ama şaşırtıcı bir şekilde geçen seneye göre çok daha iyi bir performans sergiledim. Bu yüzden çok mutlu oldum! Bence organizasyonun tek eksiği müzikti. Onun dışında yaşanan herşey o kadar kalabalık ve hava şartları için normaldi. Kayıt ücretlerinin geçen seneye göre birden böyle artış göstermesinin sebebini belki sadece yürümek için katılan sportmen kitleyi caydırmak olarak düşünüyorum. Yine de geçen sene ki gibi sezon ürünlerinde kullanmak üzere bir indirim kuponu hediye edip gönlümüzü alabilirdi Nike diye eklemeden geçemeyeceğim. Herşey bir yana yine bence çok keyifliydi. Hiç tanımadığım insanlara durmak yok hadi demek, bitişe yaklaşınca insanlardan alkış duymak, evimin önünü kestiniz diye hakaret etmek yerine balkona çıkıp bize eye of the tiger çalacak kadar temiz kalpli insanları görmek harikaydı.

    Cevapla
    1. dilara

      Sevgili Ayşegül,
      antrenmansızım diyorsun, ama aktif olarak ağırlık ve full body egzersizleri yapıyorsun, biliyorum 🙂 güçlenmek ve dayanıklılık açısından faydalı oluyor bence 😉
      toplumda bilinç oluşturmak açısından da çok işe yarıyor bu tür yarışmalar. bizim kafalar değişir mi bilemem, ama biraz olsun iyi şeylere faydası oluyor. çoğalarak artsın dileğim 🙂

      Cevapla
  2. alpni

    Katılamadığım için üzüldüğüm tek yarıştır Nike running.

    Birlikte koşmak için sözleşmiştik hatta.

    Bu yıl özellikle Tshört tasarımları ve iki yakayı yarıştırıyor olmaları bence çok başarılıydı.Geçen yıl müzik yayınlarıyla öne çıktılar bu yıl bence koşu konsepti ile 212&216 vurgusu ile.

    Kısmetse NB da birlikte koşmak ümidiyle diyorum.

    Tebrik ederim.Ayrıca 40 dk çok iyi bir süre.

    35 dk lara düşsen ilk 100 de görecektik belki de seni.

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Merhaba Nihat,

      evet, birlikte koşabilmeyi ben de isterdim; zira uzun zaman oldu birlikte koşmayalı..
      Büyükada NB için az bir zaman kaldı, bir aksilik olmamasını temenni ediyorum..

      Süreyi çok da iyileştiremiyorum ne yazık ki.. Çok da sorun etmiyorum. Özgürce koşabilmek hayalim 🙂

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir