Runatolia 2015

Runatolia 2015-Adim Adim

Sonunda bir rüyamı daha gerçekleştirdim arkadaşlar 🙂

Koşmaya ilk başladığım zaman 21K, yani bir yarı maraton mesafesi koşabilmek benim en çok istediğim ve kendime o zamanlar nihai bir hedef olarak koymuş olduğum en büyük hayalimdi! Yarı maraton mesafesini koşmak için de Antalya’da her yıl düzenlenen eski adı ile Runtalya, yeni adı ile Runatolia olan yarışı bekliyordum. Zira, bu işe başlarken bu hayalimi anlattığım herkes bana “ilk 21K’nı Antalya’da koşmalısın” demişti (Parkurun genelde düz olması sebebiyle).

Geçtiğimiz Pazar sabahı, bir parçası olmaktan her zaman gurur duyduğum ve her fırsatta her yerde bunu sizinle de paylaştığım Adım Adım üyesiiyilik peşinde koşanyaklaşık 1200 kişi ile birlikte Runatolia 2015‘de start aldık. Ben yine her zaman olduğu üzere kulağıma kulaklığımı taktım, Nike Running uygulamasını başlattım ve normalde koştuğum tempodan biraz daha yavaş başladım. Heyecandan mıdır, havanın biz başladığımız saatlerde biraz sıcak ve güneşli olmasından mıdır bilinmez, nabzım oldukça yüksekti. İlk 5K’lık parkura, bir önceki yıl ilk 10K koşumdan aşina olduğum için sıkıntı olmadı. O zamana dek aynı tempoda koşmaya devam ettim. Nabzım hala yüksekti! Burada su istasyonundan bir şişe su kaptım ve yudum yudum içerek, elimde su şişem ile birlikte 8. kilometreye ulaştım. Oradan itibaren nabzım biraz daha düzene girdi ve rahatladım.

11K’dan dönüşe geçtiğimizde su yerine bir dilim portakal kaptım. O bir dilim portakal bana o kadar güzel geldi ki anlatamam 🙂 Ben normalde maksimum 10-12 kilometre arasında koştuğum için, hiçbir zaman uzun mesafe koşanların ihtiyaç duyduğu enerji jeli vs gibi şeyleri deneme şansı bulamamıştım. Koşu öncesi arkadaşlarım, daha önce deneyip tecrübe etmediğin bir şeyi yarış sırasında sakın kullanma dedikleri için de –belki kullanırım düşüncesi ile– yanıma aldığım enerji jelini kullanmaya cesaret edemedim 🙂 Bu sebeple bana portakal süper geldi! 15K’da bir su istasyonundan daha su aldım ve birkaç yudum içtikten sonra yol kenarına bıraktım.

Dilara-Erdem-Runatolia 2015

15K itibariyle bedenimde bir miktar sızı ve kasılma da kendini göstermeye başladı! Öncelikle aklım fikrim sağ dizimde olduğu için tüm koşu boyunca oradan gelen en ufak bir sinyali bile dikkat kesilerek yakalamaya çalışıyordum zaten. Bu kilometre itibari ile sağ diz kapağımda ufak ufak sızılar ve sol baldırımda yavaş yavaş kasılmalar olmaya başladı. Sağ ayak parmaklarım da artık ayakkabı içerisinde olmak istemediklerini hissettirmeye başladılar. Bu noktadan itibaren tüm sızılar, kasılmalar ve ağrılar aynı anda bedenimi ele geçirmeye karar verince tüm odağımı onlardan zihnime kaydırmanın kendim ve bu yarışı tamamlamam için en hayırlısı olacağına karar verdim!

Ne yaparsanız yapın –ki benim örneğimde bu 21K koşmak– işin çoğunu beyniniz, düşünceleriniz, zihniniz hallediyor! Yani “Ne düşünürseniz O’sunuz“. Sonraki 6K’yı dizimin, baldırımın ve ayak parmağımın acısı, sızısı ve fiziksel rahatsızlığıma odaklanarak değil de yarışın bitiş çizgisindeki mutluluğum, gözyaşlarım, alkışlayan dostlarım, nefis bir streching, ılık bir duş, dostlarımla güzel ve bol kahkahalı, deniz kıyısında, rakısı-mezesi bol bir yemeğin hayalini kurarak koştum (Her şeye rağmen o son kilometre bitmek bilmedi, itiraf ediyorum).

Runatolia 2015-21K Madalyam Adim-Adim-Runatolia 2015

Ama çok şükür Runatolia 2015’de 21K’yi 2 saat 16 dakika 04 saniye koşarak, hayatımın ilk yarı maraton mesafesini tamamladım. Süremin 2 saati biraz geçebileceğini biliyordum, lakin bu kadar da fazla beklemiyordum. Olsun, varsın. En büyük mutluluğum yarış sonrası vücudumda, dizlerimde majör bir problem, sakatlık vs oluşmamış olması. Sadece sağ ayak parmağım biraz su toplamıştı o kadar. Ertesi gün yürüyemezsin demişlerdi, hiçbir sıkıntı yaşamadım (Zaten iki gün sonra bir 7K’lık koşu daha yaptım sahilde, ki bu koşu “recovery” koşusu oldu).

Koşudan yaklaşık 2 saat önce bir muz ve ufak kase yoğurtlu yulaf lapası yedim. İçinde sadece yulaf ve şeftali kompostosundan aldığım şeftali parçaları vardı. Uyandıktan yarışın başladığı ana dek sanırım bir litreden fazla su içtim. Koşmaya başlamadan on beş dakika önce bir muz daha yedim. Koşu sırasında ise toplamda üç defa su istasyonundan su almış, bir dilim portakal yemişim. Koşu esnasında özellikle 15K civarı midemde kazıntılar başladı. Çok rahatsız etmese de tüm enerjiyi tüketmiş ve yenisini isteyen bir beden ile de savaştım anlayacağınız!

Genel olarak organizasyon her şeyi ile güzeldi. Zaten ben Antalya’da hiç memnuniyetsiz hissetmiyorum son üç yıldır. Adım Adım da elinden geldiğince güzel bir ortam yaratmaya çalıştı kaldığımız otelde. Sporcu Beslenmesi ve Sporcu Sakatlıklarına ilişkin seminerler çok öğretici idi. Adım Adım ile koşarak neyi başardık, kimlere dokunduk, neyi farklılaştırdık sunumu ise tek kelime ile mükemmeldi. Hep söylüyorum, Adım Adım ile aynı otelde kalmak istememin en büyük nedeni, iyi bir şeyler yapmak için çırpınan, buna yüreklerini koyan yaklaşık 800 kişinin bir arada olduğu bir ortamda o üç gün boyunca pozitiflikten, mutluluktan, güzel enerjiden başka bir şey almıyor, hissetmiyor olmanız. Keşke ülkede her gün böyle hissedebilsek!

Runtalya’da bu 21K’yı hem kendim, hem de TEMA Vakfı‘nın “Dünyayı Kurtaran Adım Projesi” adına bağış toplamak için koştum biliyorsunuz. Şimdiye dek bana bağışları ile destek olan 21 kişi olmuş. 13 Mart tarihine dek devam edecek bağış kampanyasında desteklerinize hala ihtiyacım var. Nasıl yapacağım diyorsanız bir önceki şu yazımda detaylar var. Diğer blogum Journey To Blue‘da ise “Hayırseverlik Üzerine” adlı başka bir yazı yazdım, belki ilginizi çeker.

 

 

Runatolia 2015” hakkında 4 yorum bulunuyor:

  1. Can

    21k gerçekten harika bir rakam. Sakatlık oluşmaması ayrıca beni sevindirdi. Nice 21k’lara diyorum 🙂

    Cevapla
    1. Dilara

      Sevgili Can,
      Çok teşekkür ediyorum. Ben de mutluyum tahmin edersin. Yeni 21K’mı Avrupa’da arıyorum şimdi.. Bu yıl bir tane de yurt dışı yarı maraton hedefim var..

      Cevapla
  2. Diyet Listesi

    Avrupada koşmak harika bir fikir. Adım adımcılar genelde Amsterdam yarı maratonuna her sene kalabalık bir grup olarak katılıyorlar. Tavsiye ederim. Berlin maratonu da çok güzel ancak çok kalabalık oluyor, koşamıyor yürüyorsunuz.

    Cevapla
    1. Dilara Yazar

      Merhaba,

      ben tesadüf eseri aynı tarihte seyahat için Brüksel’de olacağım için Belfius Brüksel Yarı Maraton ve Maratonu için kayıt yaptırdım.. Bakalım nasıl olacak :))

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir