Sorular-Cevaplar!

love-your-body

Merhaba 🙂

Farkındayım biraz ara açıldı son yazımdan bu zamana. Hem ülke gündemi, hem sakatlığımın devam etmesi, hem de iki şehri kapsayan yurt dışı seyahati sebebiyle oldu hepsi (Seyahatlere ilişkin paylaşımlarım -bilmeyenler için- seyahat-yaşam blogum Journey To Blue‘dan izlenebilir).

Özellikle son dönemde bloga yorum yapmaktansa bana e-posta ile soru soran, bazı konularda fikirlerimi almak isteyen okuyucuların çoğalması sebebiyle bu yazımı o sorulara ve sorulara ilişkin verdiğim cevaplara ayırmak istedim.

S: Kısa sürede x kilogram vermek istiyorum. Ne önerirsiniz? 🙂

C: Ben yaşamımı “kilo vermeye” değil, “fit ve sağlıklı kalmaya” adadım son 2.5 yıldır.

Gençken (20’li, hatta 30’lu yaşlarımın ortasına dek) kaç defa rejim yaptım, kaç Pazartesi sabahı “Bugün başlıyorum” diyerek anlamsız açlıklara mahkum etim kendimi hatırlamıyorum! Tek olumlu şey hayatımda, her dönem hep spor yaptım bu bir. İkincisi de hep çok su içen bir insan oldum. Üniversitede hep bir beden küçük kot pantolonlar alır, onların içine gireceğim diye kendime eziyet ederdim, ki o dönem 38 bedendim! Öğün atlardım. Bazen diyet kraker ve yoğurtla bir günü geçirmeye çalışırdım. Kilo da verirdim, evet; ama verdiğim kilolar bir süre sonra tekrar alınırdı. Hem de hiç olmadığım kadar güzel göründüğüne inandığım bir bedenim varken, oldukça çökmüş ve soluk bir yüzüm olurdu! Her gün tartıya çıkar 200-300 gram fazlalığın hesabını sorardım kendime.

Siz siz olun, yapmayın bunları” diye cevabıma başlıyorum bana “Kısa sürede kilo vermekle” ilgili soru soranlara. Rejimlere karşı bir kadınım ben! Amacınız sağlıklı ve “temiz” olduğuna güvendiğiniz her şeyi, porsiyonlarınızı kontrol ederek yemek olsun. Öğün atlamayın, hatta ara öğünlere önem verin. Mideyi boş bırakmak çözüm değil. Tartıya her gün çıkma alışkanlığından vazgeçin. Kilo kaybetmek değil, yağlarınızdan kurtulmak ve kas kazanmak önemli. Hayat kısa ve güzel her şeye rağmen. Kendinize eziyet çektirerek en güzel zamanlarınızı heba etmeyin.

S: Kahvaltılarınızda hep süslü yulaf tabakları ve yeşillikler-tost falan var. Gerçekten sadece bunları mı tüketiyorsunuz? Salam, sucuk, sosis gibi şeyler de yiyor musunuz arada?

C: Çocukken ve sonrasında uzun süre evet ben de yedim bu tarz şarküteri kategorisindeki et kılıklı şeyleri! Ne zaman “İçindekiler” etiketlerini okumaya alıştım, o zaman arkama bakmadan kaçtım kendilerinden. Özellikle salam ve sosislerin hayvanların artık kısımlarından, bol katkı maddeleri, patates nişastası, galeta unu vb. karışımlarla önümüze sunulduğu Türk Gıda sektöründe ben tercihimi mümkün olduğunca uzak durmaktan yana kullanıyorum. Gıda Güvenliği konusunda oldukça bilgi sahibi oldum HACCP çalışmaları yaptığımız dönemde. Bu tarz ürünlerin marketlerdeki saklama koşullarının da kontrol altında tutulduğundan emin değilim. Çünkü dilimlenerek satılan ürünler özellikle, mikroorganizma üremelerine maruz kalabiliyor. Son kullanma tarihi geçmiş ürünler yeniden işlem görerek satış için marketlere gidebiliyor!

Diyeceğim %100 et olduğuna güveniniz sonsuz ise tabi ki tüketin çok seviyorsanız. Mesela günlük hayatımızda evimize almamamıza rağmen son yurt dışı seyahatimizde Viyana’da meşhur ızgara sosislerinden yedik sevgili kocam ile güvendiğimiz bir yerden. Hatta marketten satın alıp eve de getirdik. Sorunun ilk kısmı için cevabım da evet, süslü yulaf tabakları hazırlıyor ve yeşillikli-tostla kahvaltılar ediyorum gerçekten. Görselliği önemsediğim, fotoğraflarını çekip bir çok insan ile paylaştığım ve tabi ki yeterli zamanım da olduğu için özeniyorum 🙂

S: Spor yapmaya nasıl vakit bulabiliyorsunuz?

C: Freelance çalışıyorum 1.5 yıldır. Hep hayalimdi! Uzun bir dönem yaptığım iş sebebiyle hafta sonları da çalıştım ve arkadaşlarım diledikleri yerde gezer, uzun brunchlara gider, parklarda yayılırken o kadar dua ettim ki tanrıya “Lütfen tanrım, bir gün mesaisi olmayan bir işim olsun” diye. Sevdiği  kuluymuşum ki kabul etti dileğimi 🙂 Spor yaptığım salon da evimize yürüyerek iki dakika! Ayrıca Bebek sahiline koşmak için inmem sadece 15 dakikamı alıyor. Hava kapalıysa, canım evden çıkmak istemiyorsa da evde, YouTube üzerindeki fitness kanallarından sevdiğim videoları açıp uyguluyorum. Ama bence en önemli motivasyon; asıl kendinizdeki değişimi görmeyi sizin ne kadar gönülden istediğiniz! Vaktiniz yoksa bile yaratırsınız 🙂

S: Bikram Yoga zayıflatır mı?

C: Bikram Yoga, minimum 40 derece sıcaklıkta yapılan ve birbirini takip eden 26 yoga pozu ile 2 adet nefes egzersizinden oluşan bir yoga metodu. Bir seansın tamamlanma süresi ise yaklaşık 90 dakika. Hal böyle olunca oldukça sıcak bir ortamda, kan dolaşımınızın hızlanması ve kardiyovasküler bir çalışma yapmanız da haliyle kaçınılmaz oluyor. Yani her gün sadece 90 dakikalık Bikram Yoga seansı ile belli bir şekilde kilo kaybetmeniz mümkün. Ayrıca Bikram Yoga hareketleri, duruşları ile vücudunuzdaki kaslarınızı da çalıştırdığı için kas yapınızda da gözle görülür değişiklikler meydana gelebiliyor. Benim Bikram Yoga yaptığım stüdyonun linkinden gerekli bilgileri alabilir, uygulanan hareketleri görebilirsiniz.

Bana en çok sizlerden gelen sorular bu yönde 🙂 Bence One Life Be Fit içerisinde bir soru-cevap kategorisi de yapmak lazım sanki. Sorularınız oldukça ister e-posta ile, ister yorumlar aracılığıyla bana ulaşmaya devam edin lütfen.

Nisan ayına birkaç gün kaldı. Mart ayını spor yapma anlamında, hedeflediklerim neticesinde, çok da verimli geçiremedim sakatlıktan sebep. Ama yaklaşık bir 10 gündür dizlerimi kuvvetlendirmek için ufak ufak salonda çalışmaya başladım bir spor eğitmeni kontrolünde. Nisan ortasına dek koşu yok demişti doktorum. Tam 7 haftadır koşmuyorum! Beslenme açısından da çok sıkıntı yaşamadım bu ay. Bol bol balık tükettim, bol bol meyve ve yeşillik. Seyahatte olmamızdan sebep kendime izin verdim sayılır gerçi, ama yiyecek değil de içecek anlamında oldu o izin 🙂 Beslenme alışkanlıklarımdan memnunum ben.

* Mart ayını oy vererek uğurlamayı unutmayın! Lütfen oy verin. Nisan ayında görüşmek üzere 😉 *

Sorular-Cevaplar!” hakkında 4 yorum bulunuyor:

  1. alpni

    Hemen yorumumu yazayım 🙂

    Bu konu da google derya deniz ancak benim de en çok denediğim yöntem her zaman bir bilene ,uzmana sormak olmuştur. Çünkü pratiği bilmek kolay ancak ,yaparken tecrübe edilmiş bilgilerin aktarımı sırasında daha çok motive edici yan bulurum.

    Selamlar
    Kolay gelsin.

    Cevapla
  2. Dilara Yazar

    Estafurullah, uzman falan değilim 🙂 Ben de çok okuyan ve araştırmayı seven biriyim sadece.
    Sağolasın,

    Cevapla
  3. ayşegül

    perşembe günü diyetisyene başlayan biri olarak edindiğim izlenim, internette yazılan çizilen bazı diyet efsanelerinin tamamen yalan olduğu 🙂 aslında dilaranın da dediği gibi zaten sürekli sağlıklı beslenirsek ne diyete gerek kalıyor ne de kendine işkence yapmaya 🙂 önemli olan bu beslenme şeklini hayata yaymak, işte o zaman o kadar rahat oluyorsunuzki, istediğin zamanda kendini ödüllendiriyorsun-ki bu ödül değil aslında normal olan 🙂 herkesin tatlı tuzlu yada abur cubur isteği oluyor ama bunu en sağlıklı şekilde yapmak işte önemli olanda bu bence 🙂
    meyveler kuruyemişler dilaranın tariflerindeki enerji bombası bence gayet sağlıklı atıştırmalık ihtiyaçlar, bunları tüketince benim hiç tatlı isteğim olmuyor, eğer çok istiyorsam bir kaç kare bitter yada çok istediğim bir tatlıyı kendime ısmarlıyorum 🙂
    dilaracım bu arada tekrar geçmiş olsun, yeni tariflerini merakla bekliyorum, o minik toplar nasıl lezzetliydiiii 🙂

    Cevapla
  4. Nihal

    Yeni tarifler istiyoruz lutfeeeen Dilara hanim bu atistirmaliklar hepsi bir harika ozellikle tatli tarifleri hazirlayip kızım ve oglumada yedirmeyi düşünüyorum.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir