Yaz Demek Hafif Yemek Demek!

somon

Her ne kadar temiz beslenme prensipleri ile yaşıyor da olsak, yaz ayları ve sıcak/nemli hava nedeniyle temizin içinden de en hafif olabilecek alternatifleri, kolay hazırlanabilecek sağlıklı yemekleri seçerek yapıyorum evde. Vejetaryen değilim, lakin kırmızı eti nadir tüketiyorum. Tavuk ile aramıza mesafe koyalı çok uzun zaman oldu, onu da aramıyorum. Ama iş balığa gelince akan sular duruyor. Ben, büyük balık sevenlerdenim. Levrek, çipura, somon evimizde en sık masamızda olan balıklar. Balıkları her zaman şu sos alternatifleri ile, ızgarada yapmayı tercih ediyorum:

* Levrek ve çipurayı çoğunlukla sadece tuz-karabiber ile tatlandırıp, limon ve az zeytinyağı ile ovalıyorum.

* Somon için ise ağırlıklı olarak karabiber, light soya sosu, hardal ve biberiye/taze kekik ile sos hazırlayıp, en az yarım saat bekletiyorum.

Izgara balıklarımın yanına en çok yeşil salata yakışıyor tabi, ama birkaç ay önce merak ederek aldığım ve bulgurun yerine kullandığım kara buğdayı da severek tüketmeye başladık balıklar ile birlikte. Sıcak su ile demlenmeye bıraktığım kara buğdayı maydanoz, ince kesilmiş salatalık, kırmızı kapya biberi ile karıştırıp ızgara somona yatak yapıyorum 🙂 Bazen fazla gelen kara buğdayı hava almaz kaplarda buzdolabında tutuyor ve ertesi gün yaptığım salatalara nohut, buğday ya da yeşil mercimeğin ikamesi olarak kullanıyorum.

Balığa yakışan başka bir yancı da patates tabi. Patatesi de mandolin ile incecik dilimler halinde kesip, az zeytinyağı ya da hindistan cevizi yağı ile yağladığım teflon tavaya diziyor, tuz ve karabiberini ekledikten sonra kapağını kapatıp çok kısık ateşte pişiriyorum.

iloveyoghurt

Bir başka hafif ve hızlıca hazırlanacak tarifi de yoğurt bazlı vermek istiyorum. Özellikle akşamları tek tabak ile yetinebilen bizim gibiler için hem doyurucu, hem besleyici, hem de oldukça protein yüklü bu tarifi “Soğuk Yaz Çorbası” olarak adlandıranlar çoğunlukta. Buzdolabında her daim haşlanmış ve paketlenip porsiyonlanmış olarak hazır bekleyen nohut ve buğday ile yaptığım bu çorba sevgili kocamdan da tam puan aldı 🙂 Ben süzme yoğurt kullandığım için ölçüyü ona göre yapıyorum. Yoğurt, biraz tuz ve suyu ayran kıvamına gelen dek karıştırıyorum (Bunun için smoothie yaptığım blendırı tercih ediyorum). Birer ölçü olarak haşlanmış buğday ve nohutun üzerine döküyorum. İçine tat vermesi açısından bol nane ve zerdeçal ekliyorum. Evet, zerdeçal. Tadını ve yemeklere verdiği rengi seviyorum. Bir tabak ile bir güzel doyuyorsunuz. Bir gün dolapta durunca ertesi gün tadı daha da güzel oluyor 🙂

Eğer daha atıştırmalık, ara öğün gibi bir tabak isterseniz de birkaç kaşık yoğurda salatalık, kuru nane ve fındık ya da ceviz ekleyip yiyebilirsiniz.

Burada daha çok tarif görmek isteyenleriniz olduğunu biliyorum. Ama tarif vermek özel bir iş bence. Hem ölçüsüz de tarif olmaz ve fotoğraflar mesela, bir yemek tarifinde her aşamaya da eşlik edebilmeli. Benim evimde mutfağım ışık açısından pek tatminkar değil. Ayrıca neredeyse 15 yaşımdan beri bilfiil mutfakta yemek yaptığım için “göz kararı” denilen olay benim için çok daha anlamlı, daha doğrusu daha geçerli. Ve ben evde yaptığım çoğu uydurma tarifimin yanı sıra sevdiğim ve takip ettiğim blog ve sitelerden faydalanıyorum yemek konusunda. O sebeple tarifler burada çok sıklıkla yer almaz ise beni anlayın lütfen 🙂 Ama sizinle bana da yol gösteren, ilham veren bazı blogları/siteleri paylaşabilirim:

* Deliciously Ella

* Green Kitchen Stories

* Recipe Girl

* Son Mastori

* Love & Lemons

* Lexi’S Kitchen

Yaz Demek Hafif Yemek Demek!” hakkında 2 yorum bulunuyor:

  1. Aysegul

    Benim ne kadar balık hayranı oldugumu söylememe gerek yok heralde cunku et olarak sadece balık yerim, hemde buyuk balıklardan 2 adet 🙂 inanılır gibi degil ama evet hatta bazen 3 bile olabilir :)) haftada 3’ten fazla gun tüketiyorum balığı bende en cok levrek cupra somon ve ton seviyorum, alabalıkla istavritte cok hoşuma gidiyor. Balıkları direk fırına atıyorum baska türlü pek yemedim, yada bazen haslama olabiliyor. Yanında kocamannnnnn yemyeşil bir salata yerim butun otları koyarım :)) daha ne olsun! Ben 12 ay balık yiyenlerdenim 😉

    Cevapla
    1. dlayra

      Vallaha bence de en iyisini yapıyorsun Ayşegül. Benim Ankara’da ki evimin sokağında balıkçım vardı. Haftada en az bir, iki akşam işten çıkıp eve gelirken o balıkçıdan balıklarımı, manavından da yeşilliklerimi alıp eve gelirdim.
      Ne yazık ki şu an oturduğum muhitte, yakınlarda bir tane bile balıkçı yok!! O sebeple arada ya Beşiktaş Çarşı’dan alıyorum, ya da Macro Center’dan..
      Afiyet olsun 🙂

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir